Cari Açık Nedir? Neden Olur, Nasıl Finanse Edilir ve Nasıl Azaltılır?

Bir ülke yalnızca kendi içinde alışveriş yapmaz. Başka ülkelere mal satar, onlardan ürün satın alır, turistlerden gelir elde eder, yabancı şirketlere ödeme yapar ve yurt dışından çeşitli gelirler kazanır. Bütün bu para girişleri ve çıkışları ülke ekonomisi açısından önemlidir.

Cari açık, en basit ifadeyle, bir ülkenin belirli bir dönemde yurt dışıyla yaptığı ekonomik işlemlerde döviz çıkışının döviz girişinden fazla olmasıdır.

Ancak cari açığı yalnızca “çok ithalat yapmak” şeklinde açıklamak eksik olur. Çünkü hesaplamada mal ticaretinin yanında turizm, taşımacılık, çeşitli hizmetler ve yurt dışından elde edilen bazı gelirler de dikkate alınır.

Cari Açık Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

Cari açığı anlamanın en kolay yolu, ülkeyi büyük bir işletme gibi düşünmektir. Ülkeye yurt dışından para girerken aynı zamanda ülkeden yurt dışına para çıkar.

Örneğin Türkiye’nin başka ülkelere otomobil, tekstil ürünü veya makine satması ülkeye döviz kazandırır. Buna ihracat denir.

Türkiye’nin yurt dışından petrol, doğal gaz, elektronik ürün veya makine satın alması ise döviz çıkışına neden olur. Buna da ithalat denir.

Fakat cari denge hesabı sadece ihracat ve ithalattan oluşmaz.

Cari Denge Hangi Kalemlerden Oluşur?

Basitleştirerek cari dengeyi şöyle gösterebiliriz:

Cari Denge = Mal Dengesi + Hizmetler Dengesi + Birincil Gelir Dengesi + İkincil Gelir Dengesi

Bu ifadeler ilk bakışta teknik görünebilir. Aslında mantıkları oldukça basittir.

Mal dengesi, ülkenin sattığı ve satın aldığı fiziksel ürünleri gösterir. Otomobil, telefon, petrol, buğday, makine ve tekstil ürünleri buna örnektir.

Hizmetler dengesi, fiziksel ürün olmayan ekonomik faaliyetlerden elde edilen gelir ve yapılan harcamaları kapsar. Turizm ve taşımacılık bunun en bilinen örneklerindendir. Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin yaptığı harcamalar ülkeye döviz kazandırdığı için bu hesap açısından önemlidir.

Birincil gelir dengesi, emek ve yatırımlardan kaynaklanan gelir ve ödemeleri kapsar. Örneğin yabancı bir yatırımcının Türkiye’deki yatırımından elde ettiği kârı yurt dışına aktarması bu bölümde değerlendirilebilir.

İkincil gelir dengesi ise karşılığında doğrudan bir mal veya hizmet alınmayan bazı para transferlerini kapsar.

Bütün bunların sonucunda ülkeye giren döviz, çıkan dövizden düşük kalıyorsa cari açık ortaya çıkar.

Cari Açık ile Dış Ticaret Açığı Aynı Şey midir?

Hayır. Bu iki kavram sık sık birbirine karıştırılır.

Dış ticaret açığı, temel olarak mal ihracatı ile mal ithalatı arasındaki farkla ilgilidir.

Örneğin bir ülkenin:

  • Mal ihracatı: 300 milyar dolar
  • Mal ithalatı: 400 milyar dolar

olsun.

Bu durumda ülkenin mal ticaretinde 100 milyar dolarlık açık vardır.

Ancak buradan ülkenin cari açığının da tam olarak 100 milyar dolar olduğu sonucu çıkarılamaz.

Çünkü ülke aynı yıl turizmden, taşımacılıktan ve diğer hizmetlerden önemli miktarda döviz kazanmış olabilir.

Örneğin diğer cari işlemlerden net 60 milyar dolar gelir elde edilmişse, mal ticaretindeki 100 milyar dolarlık açığın önemli bir bölümü karşılanabilir.

Bu nedenle dış ticaret açığı cari açığı etkiler, ancak ikisi aynı kavram değildir.

Cari Açık Neden Oluşur?

Cari açığın tek bir nedeni yoktur. Bir ülkenin üretim yapısı, enerji ihtiyacı, tüketim alışkanlıkları, döviz kuru ve ekonominin ne kadar hızlı büyüdüğü cari dengeyi etkileyebilir.

İthalatın İhracattan Fazla Olması

Cari açığın en kolay anlaşılabilecek nedenlerinden biri ithalatın yüksek olmasıdır.

Bir ülke yurt dışına sattığından çok daha fazla mal satın alıyorsa önemli miktarda döviz yurt dışına çıkar.

Örneğin ülke 250 milyar dolarlık mal ihraç ederken 350 milyar dolarlık mal ithal ederse mal ticaretinde 100 milyar dolarlık fark oluşur.

Hizmetlerden ve diğer kalemlerden elde edilen gelir bu farkı kapatmaya yetmezse cari açık ortaya çıkabilir.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarının önemli bir bölümünü dışarıdan satın alan ülkeler enerji için sürekli döviz ödemek zorundadır.

Petrol fiyatının yükseldiğini düşünelim.

Ülke aynı miktarda petrol satın alsa bile artık daha fazla dolar ödemek zorunda kalabilir. Böylece ithalat faturası büyür ve diğer koşullar değişmezse cari açık üzerinde yukarı yönlü baskı oluşur.

Bu nedenle enerji ithalatına bağımlı ekonomilerde dünya petrol ve doğal gaz fiyatları cari denge açısından önemlidir.

Üretim Yaparken Bile İthalat Yapılması

Bir ülkenin fabrikalarının çok üretim yapması her zaman ithalatın azalacağı anlamına gelmez.

Çünkü fabrikalar üretim yapmak için yurt dışından ham madde, parça veya makine satın alabilir.

Örneğin Türkiye’de üretilen bir ürünün bazı elektronik parçaları başka ülkelerden getiriliyor olabilir.

Üretimde kullanılan ve daha sonra başka bir ürünün parçası hâline gelen bu mallara ara malı denir.

Dolayısıyla ekonomi büyüdükçe fabrikalar daha fazla üretim yaparken ara malı ithalatı da artabilir.

Bu durum özellikle üretimi ithal girdilere bağımlı ülkelerde önemlidir.

İç Talebin Çok Güçlü Olması

İç talep, ülkedeki insanların ve şirketlerin mal ve hizmet satın alma isteğidir.

Gelirler yükseldiğinde, krediler kolaylaştığında veya insanlar geleceğe daha güvenli baktığında harcamalar artabilir.

Bu harcamaların bir bölümü ithal ürünlere yönelirse ithalat da yükselir.

Örneğin daha fazla otomobil, telefon, bilgisayar ve makine satın alınması bunların tamamı ülkede üretilmiyorsa döviz talebini artırabilir.

Bu nedenle hızlı ekonomik büyüme bazı dönemlerde cari açığın da büyümesine yol açabilir.

Tasarrufların Yatırımları Karşılamaması

Cari açığın daha ekonomik ve temel açıklamalarından biri tasarruf-yatırım dengesi üzerinden yapılır.

Tasarruf, gelirin bugün harcanmayıp geleceğe bırakılan kısmıdır.

Yatırım ise fabrika, makine, teknoloji, altyapı veya üretim kapasitesi oluşturmak için yapılan harcamalardır.

Bir ekonomide yatırımlar ülke içindeki tasarruflardan daha yüksek olduğunda aradaki kaynak ihtiyacının bir kısmı yurt dışından karşılanabilir.

Bu nedenle cari açık sadece “ülke çok fazla yabancı ürün satın aldı” meselesi değildir. Aynı zamanda ülkenin ne kadar tasarruf ettiği ve ne kadar yatırım yaptığıyla da ilişkilidir.

Cari Açık Ekonomi İçin Neden Önemlidir?

Cari açık tek başına bir ekonomik kriz anlamına gelmez. Hatta belirli şartlarda cari açık veren bir ekonomi güçlü biçimde büyüyor olabilir.

Asıl önemli olan açığın neden oluştuğu, ne kadar büyük olduğu ve nasıl finanse edildiğidir.

Cari Açık Döviz İhtiyacını Artırabilir

Cari açık veren bir ekonomi, yurt dışına yaptığı ödemeler ile yurt dışından elde ettiği gelir arasındaki farkı bir şekilde finanse etmek zorundadır.

Bunun için ülkeye yabancı sermaye gelebilir, şirketler veya bankalar yurt dışından borçlanabilir ya da bazı dönemlerde rezervlerden yararlanılabilir.

Dolayısıyla cari açık sürdükçe ekonominin dış finansmana olan ihtiyacı önem kazanır.

Dış finansman, en basit ifadeyle ülkenin ihtiyaç duyduğu paranın bir bölümünü yurt dışındaki kaynaklardan sağlamasıdır.

Döviz Kuru Üzerinde Baskı Oluşturabilir

İthalat yapmak isteyen şirketlerin yabancı para birimlerine ihtiyacı vardır.

Örneğin bir şirket ABD’den makine satın alacaksa ödeme için dolar gerekebilir.

Ekonomide dolar ve euro gibi yabancı paralara olan talep çok yükselirken yeterli döviz girişi gerçekleşmezse dövizin fiyatı üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabilir.

Başka bir ifadeyle yerli para yabancı paralar karşısında değer kaybedebilir.

Ancak döviz kurunu yalnızca cari açık belirlemez. Faizler, enflasyon, beklentiler, sermaye hareketleri ve merkez bankası politikaları gibi birçok başka faktör de kuru etkiler.

Kur Artışı Enflasyonu Etkileyebilir

Döviz kurundaki artış özellikle ithalata bağımlı ekonomilerde fiyatlara yansıyabilir.

Örneğin bir fabrikanın yurt dışından 1.000 dolara ham madde aldığını düşünelim.

Dolar 30 TL iken bunun TL karşılığı:

1.000 × 30 = 30.000 TL

olur.

Dolar 40 TL’ye yükselirse:

1.000 × 40 = 40.000 TL

ödenmesi gerekir.

Ürünün dolar fiyatı hiç değişmediği hâlde şirketin TL cinsinden maliyeti 10.000 TL artmıştır.

Şirket bu maliyetin bir bölümünü satış fiyatlarına yansıtırsa enflasyon üzerinde baskı oluşabilir.

Her Cari Açık Kötü müdür?

Hayır.

Cari açığın niteliğine bakmak gerekir.

Bir ülke gelecekte üretim kapasitesini artıracak makineler, fabrikalar ve teknolojiler için yoğun ithalat yapıyor olabilir. Bu yatırımlar ileride üretimi ve ihracatı artırıyorsa verilen cari açık daha yönetilebilir olabilir.

Fakat cari açık büyük ölçüde tüketimden kaynaklanıyor ve sürekli borçlanmayla finanse ediliyorsa risk daha yüksek olabilir.

Bu nedenle ekonomistler yalnızca “Cari açık var mı?” sorusunu sormaz.

Cari açık neden oluşuyor ve nasıl finanse ediliyor? soruları da en az açığın miktarı kadar önemlidir.

Cari Açık Nasıl Finanse Edilir?

Burada önemli bir soru ortaya çıkar:

Bir ülke kazandığından daha fazla dövizi nasıl harcayabilir?

Bir insan gelirinden fazla harcadığında aradaki farkı tasarrufundan karşılayabilir, borç alabilir veya sahip olduğu bir varlığı satabilir.

Ülkelerde mekanizma çok daha karmaşık olsa da temel mantık benzerdir.

Cari açık çeşitli sermaye girişleri ve finansman kaynaklarıyla karşılanabilir.

Doğrudan Yabancı Yatırım

Yabancı bir şirketin ülkede fabrika kurması, mevcut bir şirkete uzun vadeli ortak olması veya başka kalıcı yatırımlar gerçekleştirmesi doğrudan yabancı yatırım olarak adlandırılır.

Örneğin yabancı bir otomobil üreticisinin Türkiye’de fabrika kurmak için sermaye getirdiğini düşünelim.

Ülkeye döviz girişi gerçekleşir.

Doğrudan yatırımlar genellikle kısa vadeli finansal hareketlere göre daha kalıcı kabul edilir. Çünkü yatırımcı ülkede fabrika, şirket veya başka uzun vadeli ekonomik faaliyet oluşturmuştur.

Portföy Yatırımları

Yabancı yatırımcıların bir ülkenin hisse senetlerini veya tahvillerini satın alması gibi finansal yatırımlar portföy yatırımı olarak adlandırılır.

Tahvil ise basitçe devletin veya bir şirketin borçlanmak amacıyla çıkardığı finansal belgedir. Yatırımcı tahvili satın aldığında belirli koşullarla borç vermiş olur.

Bu yatırımlar ülkeye döviz getirebilir.

Ancak yatırımcılar koşullar değiştiğinde paralarını daha hızlı biçimde ülkeden çıkarabildiği için portföy yatırımları doğrudan yatırımlara göre daha hareketli olabilir.

Yurt Dışından Borçlanma

Bankalar, şirketler veya kamu kesimi yurt dışından kredi ve diğer yollarla borçlanabilir.

Bu da ülkeye finansman sağlar.

Ancak borcun ilerleyen yıllarda faizleriyle birlikte geri ödenmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Bu nedenle sürekli borçlanmaya dayanan finansman yapısında dış borcun miktarı ve borcun geri ödeme koşulları önem kazanır.

Merkez Bankası Rezervleri

Merkez bankalarının elinde döviz ve altın gibi uluslararası rezervler bulunabilir.

Rezervleri ülkenin ekonomik açıdan “döviz birikimi” gibi düşünmek mümkündür.

Bazı dönemlerde dış finansman ihtiyacının bir kısmı rezerv hareketleriyle karşılanabilir.

Ancak rezervler sınırsız değildir. Bu nedenle uzun süre devam eden yapısal bir cari açığı yalnızca rezerv kullanarak çözmek mümkün değildir.

Cari Açığın Finansman Kalitesi Neden Önemlidir?

İki ülkenin de 20 milyar dolar cari açık verdiğini düşünelim.

Birinci ülkenin açığının önemli kısmı yeni fabrikalar kuran uzun vadeli yabancı yatırımlarla finanse ediliyor olsun.

İkinci ülkenin açığı ise ağırlıklı olarak kısa vadeli borçlar ve hızla çıkabilecek finansal yatırımlarla karşılanıyor olsun.

Rakam aynı olsa bile iki ekonominin karşı karşıya olduğu risk aynı değildir.

Bu nedenle cari açığın büyüklüğünün yanında hangi kaynaklarla finanse edildiği de değerlendirilmelidir.

Cari Açık Nasıl Azaltılır ve Cari Fazla Nasıl Verilir?

Cari açığı azaltmanın teorik olarak en basit yolu ülkeye giren dövizi artırmak veya ülkeden çıkan dövizi azaltmaktır.

Fakat bunu ekonomik büyümeye zarar vermeden gerçekleştirmek kolay değildir.

İhracat Artırılabilir

Ülkenin yurt dışına daha fazla mal ve hizmet satması döviz gelirlerini artırabilir.

Ancak sadece ihracat miktarı değil, satılan ürünlerin niteliği de önemlidir.

Örneğin yalnızca düşük fiyatlı ham maddeler satmak yerine yazılım, ilaç, elektronik, makine ve ileri teknoloji ürünleri ihraç edebilen bir ekonomi aynı miktardaki üründen daha yüksek gelir elde edebilir.

Buna yüksek katma değerli üretim denir.

Katma değer, basit ifadeyle bir ürüne üretim sürecinde eklenen ekonomik değerdir.

İthalata Bağımlılık Azaltılabilir

Ülkede üretilebilecek bazı ürünlerin sürekli dışarıdan alınması döviz ihtiyacını artırabilir.

Özellikle sanayinin ihtiyaç duyduğu ham maddelerin, ara mallarının, makinelerin ve teknolojilerin daha büyük bölümünün ülke içinde üretilebilmesi ithalat ihtiyacını azaltabilir.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır.

Her ithalat kötü değildir.

Bir ürünü ülke içinde üretmek aşırı pahalıysa dışarıdan satın almak ekonomik açıdan daha mantıklı olabilir. Amaç bütün ithalatı durdurmak değil, ekonominin kritik alanlardaki aşırı dışa bağımlılığını azaltmaktır.

Enerjide Dışa Bağımlılık Azaltılabilir

Petrol ve doğal gaz ithalatı yüksek olan ülkelerde enerji faturası cari denge üzerinde büyük etki yaratabilir.

Güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve diğer yerli enerji kaynaklarının payının yükselmesi uzun vadede enerji ithalatını azaltabilir.

Enerji verimliliğinin artırılması da önemlidir. Aynı üretimi daha az enerji tüketerek gerçekleştirmek, ithal enerji ihtiyacını düşürebilir.

Turizm ve Hizmet Gelirleri Artırılabilir

Cari dengeyi düzeltmenin tek yolu daha fazla fiziksel ürün ihraç etmek değildir.

Turizm, taşımacılık, yazılım, danışmanlık ve diğer hizmetlerden elde edilen döviz gelirleri de cari dengeye katkı sağlar.

Örneğin yabancı bir turist Türkiye’de otelde kaldığında, restoranda yemek yediğinde veya alışveriş yaptığında ülkeye döviz kazandırır.

Bu nedenle güçlü hizmet ihracatı, mal ticaretindeki açığın bir bölümünü dengeleyebilir.

Cari Fazla Nedir?

Ülkenin cari işlemlerden elde ettiği gelir, yaptığı ödemelerden daha yüksek olduğunda cari fazla ortaya çıkar.

Basit bir örnek verelim:

Bir ülkenin cari işlemler kapsamında yurt dışından toplam 500 milyar dolar gelir elde ettiğini ve 470 milyar dolar ödeme yaptığını düşünelim.

Aradaki:

500 – 470 = 30 milyar dolar

fark cari fazla anlamına gelir.

Tersi durumda, yani gelir 470 milyar dolar ve ödeme 500 milyar dolar olsaydı ülke 30 milyar dolar cari açık vermiş olurdu.

Fakat cari fazla da tek başına ekonominin mükemmel durumda olduğunu göstermez. Örneğin ağır bir ekonomik daralma sırasında insanların tüketimi ve şirketlerin yatırımları düşerse ithalat sert biçimde azalabilir. Bunun sonucunda cari denge düzelebilir.

Bu nedenle cari denge rakamları her zaman ekonominin diğer göstergeleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Cari Açık Kısaca Nasıl Yorumlanmalıdır?

Cari açık, en basit anlatımla bir ülkenin dış dünyayla gerçekleştirdiği cari işlemlerde elde ettiği döviz gelirlerinin yaptığı ödemeleri karşılamaya yetmemesidir.

Ancak “cari açık varsa ekonomi kötüdür” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değildir.

Önemli olan açığın büyüklüğü kadar neden ortaya çıktığı ve nasıl finanse edildiğidir.

Üretimi ve gelecekteki ihracatı artıracak yatırımlar nedeniyle oluşan ve uzun vadeli sermaye girişleriyle finanse edilen bir cari açık ile tüketime dayalı ve sürekli kısa vadeli dış kaynak ihtiyacı oluşturan bir cari açık aynı değildir.

Bu yüzden bir ülkenin cari açığını değerlendirirken ihracat, ithalat, enerji bağımlılığı, turizm gelirleri, ekonomik büyüme, dış borç, yatırımlar ve ülkeye giren yabancı sermaye birlikte incelenmelidir.

Yorum yapın